Gerçekliğin Efsanesi
İnsanoğlu sözü kadar, hayali kadar var. Geri kalanı kader...
9 Eylül 2024 Pazartesi
Dönemsel Krizler
5 Şubat 2024 Pazartesi
Koşuşturma
Çok yazmamışım ama yazdıklarımı okuyorum şu an. Ne kadar telaşlıyım bakar mısınız arkadaşlar? Nereye koşuyorsun kardeşim diyende yok.
Kafamın içi bu aralar birazcık daha sessiz sanki. Çok kötü bir güz döneminden sonra bahar dönemi ile yine sizlerle olmak mutlu hisettiriyor şu anda.
Yazmak, içimi döküyor olabilmek önemli olan. Bende bunu yapıyorum ara-ara. Burası kimsenin bilmediği sadece benim olan küçük bir kuytu köşe. Sessizce içime daldığım bir deniz. Çok kasırgalı bir günden sonra sanki dün ölmüyormuşuz gibi parlıyor yıldızlar gökyüzeünde. Siyah varsa beyaz da var demeye çalışıyorlar sanki bana.
Hüzün doğuyor içime son zamanlarda en çok. Artık sinirli değilim ya da endişelenmiyorum. Üzgünüm sanki biraz. Gerçi şimdi gelecek kaygısı bastırmadı değil ama boşverelim onu. 19 şubata kadar yok sayıyoruz onu.
Neyse ne diyorduk, hüzün. Böyle ağlamadan duramadığım bir dönem arkadaşlar. İyiyim aslında ama bir garip yani. Böyle minicik bir çocuk gelip bana selam verse oturur ağlarım. Ama bir tarafdan da mutluyum. İnsan olmak çok yorucu ya. Ne bu? Yaşamaya devam edebilmemiz bile mucizeyken bir de duygularımızla uğraşıyoruz. Biraz böyle sussalar otursalar keşke yerlerine. Bir rahatlasak dimi?
9 Nisan 2023 Pazar
Kendimize ne kadar dürüstüz?
Sen mi güçlüsün, ben mi? Sen deyince aklınıza biri gelmesin arkadaşlar. İnsanın en büyük savaşı kendiyle derler. Benimki de öyle. İkizler burcuda değilim aslında ama neden böyle acaba?
Konumuza dönelim. Hepimiz hayatımızda birilerine yalan söylemişizdir. En büyük yalanları da kendimize söylemişizdir. Ben kendime karşı dürüst müyüm? Her şeyden önce bunu bilmem gerekir. Dürüstlük önemli bir erdem. Ama hangimiz o erdeme tam olarak sahibiz? Ben kendime bile yüksek sesle söyleyemediğim duygulara sahipmişim gibi hissediyorum. Bu duygular mı ileri gitmeme izin vermiyor? Günümüzde insanın kendi düşünmeye zamanı bile yok. Hayat gerçekten acımasız bu konuda. Sana asla boşluk tanımıyor. Dünyanın temposu o kadar hızlı ki, siyasetten tut sinemaya kadar. Düşüncelerinde boğulmana zaman tanımıyor. Senin gerçekten şu anda ne hissediyorum diye düşünmene zaman tanımıyor. Robota dönüyormuş gibi hissetmem normal mi? Bazen her şeyin hızla aktığını benimse yetişemediğimi düşünüyorum. Yetiştiğim sandığım anlardaysa duygularım beni eziyor gibi oluyor. Bu tempoya alışamıyorum. Hep bir telaştayım, telaştayız. Peki bu hızda sen mi galipsin, ben mi? Son yazımda da bundan bahsetmiştim. Bu yarış, bu hız nereye kadar devam edecek. Biz bir yarışta mıyız? Noluyo arkadaşlar, NOLUYO?
Bugün size önerim bir dizi olacak arkadaşlar. Beni her zaman sakinleştiren ve kendimin bile açıklayamadığı o duygu karmaşasına sürükleyen bir dizi. Kıyametin sessizliğine karşı içimi ele alan bir duygu karmaşasıyla sonuna kadar içime işleyen Doom At Your Service. Bir çok kişi için belkide sade ve çok anlam taşımasa da benim herkese her zaman önereceğim bir dizi. Hayatta hala başa çıkamadığınız ve bir karmaşa içinde olduğunuz anlarınız varsa bu diziyi izlemenizi mutlaka öneririm.1 Şubat 2023 Çarşamba
Hayat Bir Yarış mıdır?
29 Ağustos 2022 Pazartesi
Bizden parçalar.
Okula başladığımız ilk andan itibaren geleceyi düşünerek yaşıyoruz. Liseye gireyim tamam, Üniversiteye gireyim tamam, İşe gireyim tamam, bu da olsun tamam o da olsun tamam... Liste uzadıkça uzar. Tatil diye adlandırdığımız günlerde bile sonrasında neler olacağını düşünür çoğumuz. Lise son sınıfken hayatımdaki tek rahat ve tatil adlandıracağım sene benim için liseyi bitirdiğim tatil olacağını düşünürdüm. Üniversiteyi kazanmış olucam, ama başlamamış olucak. İşte bu tam bir tatil olucak diye düşünmüştüm. Ama hem o tatil, hem o sene benim için çok acı geçmişti. Üniversiteyi kazanmışdım ama bunun yeterli olmadığını da görmüşdüm. Hepimiz bu farkındalıkları yaşıyoruz. Böyle stresler hepimize tanıdık. Peki ne zaman o tatil?
Son zamanlarda fazlaca iç geçirdiğimi görüyorum. Nefes almak ne zaman bu kadar zor olmaya başladı? Herkesten gerideyim gibi hissediyorum. Başarı hissini kaybettim galiba. Sorunlardan arınmak istiyorum ama sorun tam olarak ne onu kaybettim. Çoğu zaman ben ne istiyorum diye sorardım kendime. Artık etrafdakiler ne istiyora döndü olay. Yanlış yoldayım ama doğru yol neye diyoruz?
Bu post için size bir anime önermeyi düşündüm. Kendisi beni çok etkileyen bir yapım oldu. Anime filmleri severim. Dizilerini hiç takip edemem diye düşünüyorum ama bana güven olmaz bir kaç gün sonra "Arkadaşlar anime dizilere başladım derim". Neyse uzatmadan anime "Only Yesterday". İzlerken kendimizden bir çok izler bulabileceğimiz ve kendinizi çok güzel hissedeceğiniz bir yapım. Doğruyu söylemem gerekirse çoğu zaman izlediğim animeler bende anlamlandıramadığım bir hiss bırakır. Sanki içim bir güzel ama kafamda izah edemediğim bir şey oluşuyor. Bu animede onlardan biri. Bunu özellikle seçmemin nedeni başrol kadınımızda içsel bir süreçten geçtiği bir dönemde bence. Tabi bakış açısına göre değişebilir.9 Ağustos 2022 Salı
Yeni Hayatımın ilk günü
Bu benim sizinle paylaştığım ilk yazı olucak. Açıkçası biraz korkuyorum. Çünkü bunun devamlı yapabilir miyim bilmiyorum.Bu blog daha çok kendi hayatımdan olacak. Kendime koyduğum hedeflerden.
Aranızda Julie Powell'ı tanıyan var mı bilmem ama kendisi Julia Child'ın çook büyük bir hayranı. Julie kendisi bir yazar. Bir kitaba başlıyor ama devamını yapamıyor. Hayatında her şeyin yarım kaldığını hissediyor ve bir gün bir blog açıyor. Julia Child'ın "Mastering the Art of French Cooking" kitabındaki tariflerin 1 sene içinde yapıp bitireceğine dair kendine meydan okuyor. O 1 sene onun hayatını tamamen değişiyor. Blog yazısı hala duruyor hatta bu hikayenin filmi bile var. "Julie & Julia". İzlediğim en iyi filmlerden.
Dönemsel Krizler
İlk olarak selamlar, bugün sizlerle bir sonun başlangıcından konuşuyorum. Çoğumuzun yaşadığı o geçiş dönemi krizinden: Üniversite Mezuniyeti...
-
Stabil olmak nedir bilir misiniz? Hayatımın en düz ama bir o kadar da kararsız dönemine doğru gidiyorum. Üniversite son sınıf olmama sadece ...
-
İlk olarak selamlar, bugün sizlerle bir sonun başlangıcından konuşuyorum. Çoğumuzun yaşadığı o geçiş dönemi krizinden: Üniversite Mezuniyeti...
-
Bu benim sizinle paylaştığım ilk yazı olucak. Açıkçası biraz korkuyorum. Çünkü bunun devamlı yapabilir miyim bilmiyorum.Bu blog daha çok k...